Merhaba, ben Diyetisyen Serpil Öztürk. Sosyal medyada fırtınalar estiren ve günde sadece bir kez yemek yemeyi savunan OMAD (One Meal A Day) diyeti, kulağa pratik bir "biyohacking" yöntemi gibi gelse de aslında metabolizmanız için saatli bir bombadır. Bu klinik rehberde; vücudunuzun günlük vitamin, mineral ve protein ihtiyacını 60 dakikalık tek bir pencereye sığdırmanın neden biyolojik olarak imkansız olduğunu, kullanılmayan fazla proteinin nasıl yağa dönüştüğünü ve tüm gün aç kalıp gece tıka basa yemenin safra kesenizde yarattığı tahribatı güncel bilimsel verilerle açıklıyorum.
Klinik görüşmelerimde son günlerde en çok karşılaştığım "mucizevi" zayıflama akımlarından biriyle karşınızdayım. Karşıma oturan danışanım büyük bir gururla şu cümleyi kuruyor: "Serpil Hanım, artık yemek hazırlamakla veya kalori saymakla uğraşmıyorum. Günde sadece tek bir öğün (OMAD) yiyorum. Bütün gün su ve kahve içiyorum, akşam yemeğinde ise canım ne isterse tıka basa yiyorum. Tartıda da eksi görüyorum!"
23 saat boyunca aç kalıp (Fasting), tüm günlük kaloriyi 1 saatlik bir pencerede (Feasting) tüketmek... Modern hayatın koşturmacası içinde sadece bir kez mutfağa girmek kulağa çok cazip gelebilir. Üstelik tartıda hızlı bir düşüş de görürsünüz. Peki ama giden şey gerçekten yağ mıdır? Ve daha da önemlisi, hücreleriniz o 1 saatlik ziyafetten ihtiyacı olan vitamini, minerali ve proteini "emebiliyor" mu?
Bugün, diyet dünyasının bu en radikal ve en sert akımını laboratuvar masasına yatırıyoruz. İnsan fizyolojisine tamamen aykırı olan bu sistemin, vücudunuzda yarattığı "sessiz hücresel açlığı" tüm bilimsel çıplaklığıyla konuşacağız.
1. Mideniz Bir "Depo", Bağırsaklarınız Bir "Huni" Değildir
OMAD diyetinin en büyük biyolojik yanılgısı, insan sindirim sistemini bir "benzin deposu" gibi görmesidir. Arabanıza haftada bir kez ful depo benzin alıp günlerce gezebilirsiniz, ancak insan bedeni böyle çalışmaz.
Bağırsaklarınızdaki emilim reseptörlerinin bir kapasitesi ve hızı vardır. Siz bir günde almanız gereken 1500-2000 kaloriyi, vitaminleri ve mineralleri tek bir oturuşta midenize gönderdiğinizde, bağırsaklarınız bir "huni" gibi tıkanır. Örneğin; demir ve kalsiyum aynı anda yüksek miktarda alındığında emilim için birbiriyle yarışır ve birbirini bloke eder. Vücudunuz tek bir öğünde gelen C vitamininin sadece belirli bir miligramını kana karıştırabilir, geri kalan fazlalık anında idrar yoluyla çöpe atılır.
Yani siz o devasa tabağı yediğinizde "günlük ihtiyacımı aldım" sanırsınız, ancak hücreleriniz aslında şiddetli bir vitamin ve mineral eksikliği (malnütrisyon) çekmektedir. Zamanla saçlarınız dökülür, tırnaklarınız kırılır ve bağışıklığınız çöker.
2. Protein Sentezi Sınırı: O Kaslar Eriyecek!
İnsan vücudu karbonhidratları (glikojen olarak) ve yağları depolayabilir, ancak proteini depolayamaz.
Kaslarınızı korumak için günde örneğin 90 gram proteine ihtiyacınız varsa ve siz bu 90 gramı OMAD diyetinde tek bir akşam yemeğinde yerseniz ne olur biliyor musunuz? Vücudunuz kas yapımı (protein sentezi) için tek bir oturuşta maksimum 30 ila 40 gram proteini kullanabilir. Geriye kalan 50 gram protein kaslara gidemez; böbrekleri yorarak idrarla atılır veya enerjiye (şekere/yağa) dönüştürülür.
23 saat boyunca proteine aç kalan kaslarınız, o devasa öğünden de faydalanamadığı için yavaş yavaş erimeye başlar. Tartıda gördüğünüz o hızlı kilo kaybının sebebi yağ yakmanız değil, metabolizma hızınızı belirleyen en değerli dokularınızı (kaslarınızı) çöpe atmanızdır. Proteinin porsiyonlara bölünmesinin kaslar için neden hayati olduğunu Yüksek Proteinli Diyet Gerçekten İşe Yarıyor mu? makalemde bilimsel verilerle açıklamıştım; bu kuralı ihlal etmek metabolizmanızı geri dönülmez şekilde yavaşlatır.
3. Safra Kesesi Şoku ve "Gıda Koması"
23 saat boyunca hiçbir şey yemediğinizde safra kesenizde safra asitleri birikir. Akşam olup da aniden 1500 kalorilik ağır, yağlı ve karışık bir yemek yediğinizde; safra keseniz ve pankreasınız bu inanılmaz yükü sindirebilmek için şoka girer.
Bu ani yüklenme, uzun vadede safra taşı oluşumunu tetikleyen en büyük faktörlerden biridir. Ayrıca tek seferde alınan devasa karbonhidrat ve kalori, kan şekerinizde bir tsunami yaratır. Yemekten sonra koltuğa yığılıp kalmanızın, gözlerinizi açamamanızın (Gıda Koması) sebebi bu devasa insülin patlamasıdır. Kan şekeri dalgalanmalarının pankreasa verdiği zararları anlamak için Kan Şekeri Dengesini Sağlamanın Yolları isimli rehberimi mutlaka incelemelisiniz.
4. Psikolojik Yıkım: "Yasal" Tıkınırcasına Yeme (Binge Eating)
OMAD, aslında bir beslenme modeli değil, yeme bozukluğuna kılıf uydurulmuş bir "kıtlık" simülasyonudur. Bütün gün kendinizi aç bırakarak kortizolünüzü (stres hormonunu) tavan yaptırırsınız. Akşam yemeği saati geldiğinde ise zihninizde "Nasılsa bütün gün hiçbir şey yemedim, şimdi o koca pizzayı ve tatlıyı hak ettim" düşüncesi oluşur.
Bu durum, beynin ödül mekanizmasını bozarak yiyeceklerle olan ilişkinizi tamamen toksik bir hale getirir. Duygusal açlığınızı ve tıkınırcasına yeme ataklarınızı meşrulaştıran bu kısır döngüden kurtulmanın yollarını Duygusal Yeme Krizini Bitiren 4 Adımlı Rehber yazımda detaylıca ele almıştım. Vücudunuzu cezalandırmayı bırakmalısınız.
Sonuç: Bedeniniz Bir Makine Değildir
Sevgili danışanlarım, sadece tartıdaki rakamı düşürmek uğruna bedeninizi vitamin eksikliğine, kas erimesine ve sindirim krizlerine mahkum etmeyin. Otofaji (hücresel temizlik) veya yağ yakımı istiyorsanız, bunu günde tek öğün yiyerek değil; 14-16 saatlik çok daha güvenli açlık pencereleriyle (sağlıklı Aralıklı Oruç) ve proteini gün içine bölerek de rahatlıkla yapabilirsiniz.
Sürdürülebilir olmayan hiçbir diyet kalıcı başarı getirmez. Bir ömür boyu günde tek öğün yiyemeyeceğinize göre, normal beslenmeye döndüğünüz gün verdiğiniz tüm kiloları saf yağ olarak geri alırsınız.
Eğer "Ben açlıktan ölüyorum ama tartıdaki rakamlar beni motive ediyor, sağlıklı ve kaslarımı koruyarak nasıl kilo vereceğimi bilmiyorum" diyorsanız ve kan tahlillerinize, yaşam tarzınıza özel, sizi aç bırakmadan yağ yaktıracak bilimsel bir program istiyorsanız; doğrudan Online Diyet Danışmanlığı linkinden asistanıma veya bana ulaşabilirsiniz.
Hücrelerinizin gerçekten beslendiği, enerjik ve sağlıklı günler dilerim!
Diyetisyen Serpil Öztürk


